Skip to main content
All Posts By

Tuana Kuşoğlu

Şirketinizin IT Altyapısı Ne Kadar Güçlü Bunu Test Etmenin 5 Yolu! 

Şirketinizin IT Altyapısı ne kadar güçlü bunu test etmenin 5 yolu

İçeriği analiz eden Bing AI Creator ile oluşturulmuştur.

IT altyapınızın güçlü olması operasyonlarınız için bir gereklilik. Yedekleme, siber güvenlik, otomasyon gibi iş süreçlerine uyum, IT altyapınızın sağlam olmasını gerektirir. Hızlı ve güvenli bir IT altyapısı iş süreçlerini kesintisiz yönetmenize destek olur ve bu sayede müşteri memnuniyetini artırarak, rekabet avantajı kazanabilirsiniz. IT altyapınızın gücünü, düzenli testler yaparak öğrenebilirsiniz. Zafiyetlere karşı önlem almak için hangi yolları izleyebilirsiniz, gelin birlikte göz atalım.

Performans ve Yük Testleri Yapın

IT altyapınızın yoğun trafik altında nasıl çalıştığını görmek istiyorsanız performans ve yük testleri yapabilirsiniz. Performans testinde systemin genel hızı ve verimliliği ölçülür. Performans sorunlarını belirlemek için kullanılır. Yük testi ise sistemin yoğun yük altında nasıl performans gösterdiğini test eder. Sistemin üst limitini belirlemede kullanılır çünkü sisteme yollanan yük sürekli aratarak eşiği bulmanızda yardımcı olur. Performans ve yük testi ile IT altyapınızın genel performansını ölçebilir, bu ölçümler sonucunda performans arttırıcı düzenlemeler yapabilirsiniz. Bunun yanı sıra IT altyapınızın üst limitini bulur ve yoğun trafik anlarına hazırlıklı olursunuz.

Siber Güvenlik Testlerini Gerçekleştirin 

IT altyapınızın iç ve dış güvenlik tehditlerine ne kadar hazır olduğunu ölçmek adına siber güvenlik testleri gerçekleştirmelisiniz. Siber güvenlik testleri ile sistmenizindeki zayıf noktaları bulabilirsiniz ve farklı saldırı senaryolarına karşı hazırlıklı olursunuz. İşte kullanabileceğiniz bazı siber güvenlik testi çeşitleri: 

Penetrasyon Testleri 

Penetrasyon testi yapılırken gerçek bir saldırı senaryosu kullanılır. Testi yapan ekip gerçek bir saldırgan gözü ile bakarak sisteme girmeye çalışır. Testin sonunda güvenlik açıkları testpit edilir ve bu veriler üzerinden bir geliştirme planı hazırlanır.

Güvenlik Açığı Tarama 

Güvenlik açığı tarama, IT altyapınızdaki güvenlik açıklarını tespit etmenizi sağlar. Güvenlik açıklarını tespit etmeniz saldırganlara karşı önlem alabilmeniz için önemli. 

Sosyal Mühendislik Testleri 

Sistemlerinizin teknik açıdan güçlü olması tek başına yeterli değildir, çalışanlarınızın da siber saldırı ve tehditlere karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Sosyal mühendislik testleri çalışanlarınızın atlayabileceği noktaları görmeniz ve insan kaynaklı manuel hataları önlemeniz açısından önemli. Sosyal mühendislik testi, çalışanların e-posta yoluyla kritik bilgileri paylaşma, zararlı dosyalara tıklama veya telefon görüşmeleri sırasında hassas bilgileri ifşa etme gibi güvenlik hatalarını tespit etmeyi amaçlar. Testin sonucuna göre çalışanlarınızın farkındalığını arttırmak adına eğitimler düzenleyebilir, insan kaynaklı hataları en aza indirmek adına çalışmalar yapabilirsiniz. 

Yedekleme ve Felaket Kurtarma Planınızı Test Edin 

Verilerinizin doğru yedeklenmesi iş sürekliliğiniz için çok önemli. Bir kesinti sırasında kaybedeceğiniz veya çalışanınızın yanlışlıkla sileceği kritik bir veri, müşteri kaybetmenizden operasyonlarınızın kesintiye uğraması gibi bir çok farklı soruna yol açar. Yedekleme testi ile verilerinizin bütünlüğü ve doğru yedeklenip yedeklenmediğini, kesinti sonrası geri yüklemenin eksiksiz olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Felaket kurtarma planı ile ise felaket anında kurtmarma planınızın ne kadar etkili ve güvenilir olduğunu öğrenebilirsiniz. Felaket kurtarma planınızı test ederken gerçek bir felaket senaryosunda nasıl bir yol izleneceği ve planınızın ne kadar efektif olduğunu analiz edebilirsiniz. Tetslerin sonuçlarında çıkan verilere göre yedeklerinizin doğru korunup korunmadığı ve felaket anında eksiksiz bir şekilde geri yükleme yapılıp yapılmadığını öğrenirsiniz, gerçek bir saldırıya maruz kalmadan gerekli iyileştirmeleri yapmak için fırsatınız olur.

Ağ Altyapınızı ve Bant Genişliğinizi Test Edin 

Şirketinizin IT altyapısın güçlü olması için ağ altyapınız da güçlü olmalıdır. Ağ altyapınızın sağlam, hızlı ve güvenli olduğunu öğrenmek için ağ altyapınızı ağ ve bant testleri ile test etmelisiniz. Ağ testleriz ile ölçmeniz gereken bazı noktalar: 

  • İndirme ve yükleme hızı 
  • Ağ güvenlik duvarı 
  • Ağdaki trafik aktiviteleri 
  • Ağ kesinti süresi 
  • Ağ dayanıklılığı 

Ağ testleri ile ağınızın farklı noktalardaki gücünü tespit edebilir ve güçsüz kaldığı yerde uygun çözümlerden yararlanabilirsiniz.  

Kullanıcı Deneyimi ve Erişilebilirliği Test Edin

Kullanıcı deneyimi ve erişebilirliği testleri ile kullanıcıların IT altyapınızla etkileşimi sırasında yaşadığı deneyimi değerlendirirsiniz.  

Kullanıcı deneyimi testi: 

  • Arayüz kullanımı 
  • Yüklenme süresi 
  • Geri bildirim  
  • Mobil uyumluluk 

gibi noktaları kullanıcı grupları seçerek test ederken, erişilebilirlik testi: 

  • Görme engelli kullancılar için ekran uyumluluğu 
  • Sesli komutların doğruluğu 
  • Yazı tipi ve boyutu 

gibi noklara değinerek insan kitlelerine olan uyumluluğunu test eder. 

IT altyapınızı uygun testler ile değerlendirerek eksiklerini görebilir ve bu eksikliklere uygun olacak çözümler geliştirebilirsiniz. Böylece güçlü ve güvenli bir IT altyapısına sahip olursunuz. 

Eğer siz de kuruluşunuz için güçlü bir IT altyapısına sahip olmak istiyorsanız Eclit çözümlerine  göz atabilirsiniz! 

Ucuz Antivirüs Kullanmak Pahalıya Mal Oluyor! 

Her zaman uygun fiyatlı olan cazip görünse de niteliksiz antivirüsler gerçek bir koruma sağlamaz, sadece güvende olduğunuz hissini yaratır.
Her zaman uygun fiyatlı olan cazip görünse de niteliksiz antivirüsler gerçek bir koruma sağlamaz, sadece güvende olduğunuz hissini yaratır.

İçeriği analiz eden Bing AI Creator ile oluşturulmuştur.

Her zaman uygun fiyatlı olan cazip görünse de niteliksiz antivirüsler gerçek bir koruma sağlamaz, sadece güvende olduğunuz hissini yaratır. KOBİ’lerin düşük maliyet sebebiyle niteliksiz antivüslere yöneldiği bir gerçek fakat fark etmedikleri şey ise uzun vadede bu antivirüslerin sağlamadığı korumanın daha kritik sorunlara sebebiyet vererek yüksek maliyetli kurtarma çözümleri kullanmaya yol açacak olması. 

KOBİ’lerin, gittikçe sıklaşan siber saldırılardan etkilenme ihtimali oldukça yüksek. Örneğin bir araştırmaya göre KOBİ’ler, %60 daha fazla siber saldırıya maruz kalıyor. Yani anlayacağınız, niteliksiz antivirüs her zaman sandığınızdan daha pahalıya patlıyor. Gelin, bu yazımızda kaliteli bir antivirüs kullanmanın sizi nelerden kurtarabileceğine birlikte göz atalım…

Ucuz Antivirüs Yazılımlarının Gerçek Maliyeti 

KOBİ Aktüel’e göre siber saldırıların %43’ü KOBİ’leri hedef alıyor ve saldırıya uğrayan KOBİ’lerin %60’ı 6 ay içerisinde iflas ediyor. Yaşanan siber saldırılar sonrası kaybedilen itibar ve müşteri güveni, iş kesintileri firmaların kazançlarını düşürüyor ve yaşanan veri kaybı toparlanma sürecini uzatıyor. Düşük fiyatlı ve cazip görünen antivirüslerin sağladığı yetersiz korumanın firmalar üzerinde iflasa kadar varan sonuçları oluyor.  

Gerçek Dünya Örnekleri ve İstatistikler 

Veriler de KOBİ’lere karşı artan siber saldırıları ve KOBİ’lerin yaşadığı mali kayıpları destekler yönde. 

Komron Rahmonbek’in 35 Alarming Small Business Cybersecurity Statistics for 2025 ve Nivedita James Palatty’nin 51 Small Business Cyber Attack Statistics 2025 yazılarındaki verilere göre: 

  • KOBİ’lerde siber güvenlik olaylarının %95’inin maliyeti 826 ila 653.587 dolar arasında değişiyor. 
  • %40’a yakın küçük işletme saldırı sonucunda kritik verilerini kaybettiğini belirtiyor. 
  • Küçük işletme çalışanları, büyük işletmelerdeki çalışanlara göre %350 daha fazla sosyal mühendislik saldırısına maruz kalıyor. 
  • Veri ihlalleri yaşayan şirketlerde tekrar eden müşteri sayısında keskin bir düşüş görülüyor. 

Neden Güçlü Bir Antivirüs ve Güvenlik Önlemi Şart? 

Niteliksiz antivirüsler ancak temel tehditlere karşı koyabilir ve hatta bunu yaparken dahi yetersiz koruma sebebiyle veri kayıplarına yol açabilir. Veri kayıpları işi aksatır ve bu sürede mali kayıplar yaşanır. Eğer güçlü bir antivirisünüz varsa iş sürekliliğiniz büyük bir oranda garanti altındadır. Ayrıca kaliteli ve kapsamlı bir antivirüs tercih ettiğinizde, antivirüsünüz güncelliğini korur. Fakat düşük bütçeli, kapsamsız bir antivirüs tercih ettiğinizde tehditlere hızla açık hâle gelebilirsiniz. 

KOBİ’ler İçin En Doğru Siber Güvenlik Yaklaşımı 

Sizlere KOBİ’niz için en doğru siber güvenlik yaklaşımının nasıl olması gerektiğinden bahsedelim: 

Güçlü Bir Antivirüs Yazılımı Seçin 

KOBİ’ler güçlü antivirüsü uzun dönemli bir yatırım olarak görmeli ve sağladığı avantajları göz önünde bulundurmalı. Satın aldıkları antivirüsün güvenilir ve güncel bir kaynaktan olduğundan emin olmalı böylece siber saldırılara karşı tam kapsamlı korumadan yararlanabilir. 

Antivirüs Programınızı Güncel Tutun

Gelişen ve değişen antivirüs programları gibi siber saldırılar da gelişiyor ve değişiyor. Antivirüs programınızın güncel olması bu saldırılara karşı tam kapsamlı koruma sağlamanıza yardımcı olur. 

Antivirüs Yazılımınızı Test Edin

Simülasyonlar ve seneryolar ile antivirüs yazılımınızı test etmeniz gerçek bir saldırı durumunda etkileri azaltmanızda yardımcı olur. 

Çalışanları Bilgilendirin

Çalışanlarınıza insan odaklı siber saldırılar hakkında bilgilendirin ve farkındalık eğitimleri verin. Böylece çalışanlarınızdan kaynaklı ihlalleri azaltmış olursunuz. Nivedita James Palatty’nin 51 Small Business Cyber Attack Statistics 2025 yazısına göre siber güvenlik ihlallerinin %95’i insan hatasından kaynaklanıyor. 

Yedekleme Planı Oluşturun 

Siber saldırı sonrası yaşanabilecek veri kaybını engellemek adına yedekleme ve kurtarma planı geliştirmelisiniz. Böylece kesintiler sonrası kritik verilerinizi kaybetmeden operasyonlarınız devam eder. 

Yedeklemenizi Test Edin 

Yedeklerinizin doğru bir şekilde tutulduğundan emin olmak için periyodik testler ile kontrol etmelisiniz böylece gerçek bir saldırı durumunda sorunsuz bir şekilde yedeklerinize erişebilirsiniz. 

Çok Katmanlı Güvenlik Yaklaşımı Benimseyin 

Antivirüs çok önemli olsa da tek başına yeterli olmayabilir, antivirüs korumanızı farklı güvenlik yaklaşımları ile güçlendirmeniz daha güçlü bir savunma sağlayacaktır. 

Eğer siz de kuruluşunuz için network ve güvenlik hizmetinden yararlanmak istiyorsanız Eclit çözümlerine göz atabilirsiniz!  

Veri Kaybı Sağlık Kuruluşları İçin Sessiz Tehdit 

veri-kaybi-saglik-kuruluslari-icin-sessiz-tehdit

İçeriği analiz eden Bing AI Creator ile oluşturulmuştur.

Verilerin güvenliği her türden işletme ve kurum için önemli olsa bile sağlık sektöründe kritik bir konumda. Hastaların verilerinin kaybolması ya da çalınması ihtimali hastanın tedavi gördüğü kurumun itibarını düşürmekle birlikte kalıcı hasarlar da bırakabilir. Bu yazımızda sağlık kuruluşlarında veri kaybının sonuçları ve bu kayıpları nasıl engelleyeceğiniz üzerinde duracağız. 

Sağlık Sektöründe Veri Güvenliğinin Önemi 

Veriler sağlık sektöründe çok önemli kritiktir. Hastaların tanısının ve tedavisin yapılması verilere göre karar verilir. Sağlık kuruluşundaki yeterli malzeme, kapasite ve cihazlar da eldeki verilere göre kullanılır. Sağlık kuruluşlarındaki veriler ayrıca hastaların kişisel bilgilerini içerir, hastanın mahremiyeti sayılır. Bu nedenle sağlık kuruluşları hastaların güvenlerini sarsmamak ve olumsuz sonuçlar yaşamamak adına verilerine karşı ihlallere izin vermemeli. 

Sağlık Kuruluşlarında Veri Kaybının Yaygın Nedenleri 

Sağlık kuruluşlarında veri kaybı bir çok nedenden gerçekleşebilir. İşte sağlık kuruluşlarında yaygın görülen veri kaybı nedenleri:

Siber Saldırılar 

Fidye virüsü ve kötü amaçlı yazılım gibi siber saldırılar sadece veri kaybına yol açmakla kalmaz. Siber saldırıyı yapan kişiler verileri manipüle edebilir ve verilerin bütünlüğünü bozabilir. 

İnsan Hatası  

Veri kaybı insan hatalarından kaynaklı da gerçekleşebilir. Yanlışlıkla veri silme ve değiştirme, dolandırıcılık girişimlerine kanarak kritik bilgileri paylaşma, basit ve tekrar eden şifreler ile düşük güvenlik önlemleri alma insan hatalarından birkaçıdır.  

Doğal Afetler 

Sel, yangın veya deprem gibi doğal afetlere hazırlıklı olmamanız geri dönüşü olmayan veri kayıplarına sebebiyet verebilir. Doğal afetler sonucu altyapınızın zarar görmesi iş kesintilerine sebep olur, veri kaybı da yaşamanız durumunda kurumunuz için kritik verileri kaybedebilirsiniz. 

Yedekleme Hatası

Eksik ve yanlış yedekleme yapmanız saldırılara ve ihlallere gerek kalmadan verilerinizi kaybetmeniz demek. Yedekleme hatalarının en büyük nedeni eski yedekleme yöntemlerini kullanmaktır. Güncel yöntemleri kullanarak verilerinizi doğru şekilde yedekleyip sızıntı ve geri yükleme hatalarına karşı testler ile periyodik olarak kontrol etmelisiniz. 

Sistem Arızaları 

Sistem arızaları, disklerde ve fiziksel depolamada yaşanan arızalar, verilerin kaybına yol açabilir. Bunun önüne geçmek adına verileri tek ortamda yedeklememek ve bulut (cloud) tabanlı yedekleme ile yedekleme stratejinizi desteklemek. Fiziksel sistemlerinizde meydana gelen arızaların önüne geçmenizde destek olur. 

Veri Kaybının Sağlık Kurumlarına Olası Zararları 

Sağlık kurumunuzda gerçekleşecek veri kaybı size yüksek mali kayıplar yaşatabilir. Fakat sadece mali kayıpla sonuçlanmaz, yaşadığınız veri kaybı sonrası sağlık kurumunuzun itibarı düşebilir. İtibarınızın zedelenmesi hastaların, kurumunuza olan güvenini sarsar ve hasta sayınızın azalmasına sebebiyet verir. Hastalarınızın kritik bilgilerinin çalınması veya değişmesi hastalar ile hukuki anlaşmazlıklar yaşamanıza neden olur. Yanlış veya kayıp veriler ile yapılan yanlış ve eksik tanı, yanlış ilaç veya tedavi, hasta kaybı gibi korkunç sonuçlara sebebiyet verebilir.  

MSP Çözümleri ile Sağlık Kuruluşlarının Veri Güvenliği 

MSP’ler sağlık kuruluşunuz için kolay çözümler sunar böylece sizleri IT altyapısının karmaşıklığından kurtarır ve işinizi kolaylaştırır.  

Yönetilen Network ve Güvenlik 

MSP’niz network altyapınızı ve güvenliğinizi 7/24 izleyerek anında müdahale ile sorunları çözer. Tehditlere karşı koruma sağlarken aynı zamanda güvenliğinizi de arttırmış olur. Periyodik güncellemelerle korumanızı en üst seviyede tutar ve saldırılardan alınacak hasarları minimize etmiş olur. 

Yönetilen Yedekleme

Hizmet sağlayıcınız profesyonel bir şekilde verilerinizi yedekler, verilerin güvenliğini sağlar ve veri kaybı riskini ortadan kaldırır. Yönetilen yedekleme ile verileriniz felaket anlarında erişilebilir olur.

Yönetilen İzleme

MSP’niz yönetilen izleme hizmeti ile IT altyapınızı 7/24 izler böylece anlık felaket ve saldırılara anında müdahale ile iş sürekliliğin devamlılığını sağlar.

Felaket Kurtarma Hizmeti (DRaaS)

DRaaS ile kritik verilerinizi yedeklenir ve güvence altına alınır. Kriz anlarında hızlı ve sorunsuz bir şekilde geri yüklenerek operasyonlarınıza kaldığınız yerden devam etmenizi sağlar. Mali kayıp ve müşteri memnuniyetsizliği yaşamanızı engeller.

Sağlık Kuruluşlarının Veri Güvenliği İçin Atması Gereken Adımlar

Sağlık kuruluşları veri güvenliğini arttırmak istiyorsa

  • Güçlü siber güvenlik altyapısı kurmalı
  • Veri yedekleme ve kurtarma planları oluşturmalı
  • Periyodik testler ile veri güvenliğini control etmeli
  • Felaket kurtarma planı oluşturmalı
  • Çalışanlarına siber güvenlik ile ilgili kapsayıcı eğitim vermeli
  • Profesyonel ve yetkin IT ekibi kurmalı

Sağlık kuruluşları veri güvenliği için yukarıdaki adımları izleyebilir fakat bu adımları tek başlarına yapmaları hem karmaşık hem de maliyetli olur. Bu adımlar yerine yönetilen hizmet sağlayıcıları (MSP) ile çalışmak karmaşıklıktan kurtulmanıza yardımcı olur ve uzun vadede maliyetinizi düşürür.

Eğer siz de verilerinizi koruma altına almak ve onların düzenli şekilde güvenle yedeklenmesini sağlamak istiyorsanız Eclit’in sunduğu çözümlere göz atabilirsiniz.

Yedekleme Var Sanıyordunuz Ama… Şirketlerin Yaptığı 5 Büyük Hata

Şirketlerin yaptığı en büyük beş yedekleme hatası

İçeriği analiz eden Bing AI Creator ile oluşturulmuştur.

Yedekleme sisteminiz gerektiği kadar güvenli mi? Şirketlerin çoğu yedeklemelerinin güvende olduğunu düşünse de yanlış ve eksik yapılmış yedeklemeler veri kayıplarına ve iş süreçlerinde aksamalara sebebiyet verebilir. Fakat yedekleme yapmak şirketinizin devamlılığı için zorunluluk haline gelmiştir.  

Bu yazımızda, sizlere şirketlerin yedekleme sırasında yaptığı beş büyük hatadan ve bu hatalardan nasıl kaçınacaklarından bahsedeceğiz. 

Hata 1: Yedekleme ve Felaket Kurtarma Planının Karıştırılması 

Çoğu şirket yedeklemenin felaket kurtarma anlamında geldiğini düşünüyor fakat bu durum doğru değil. Yedekleme DR’ın önemli bir parçası, kesintileri efektif bir şekilde atlatmanız için herhangi bir veri kaybı yaşamadan doğru yedeklenen veriler geri yüklenmeli. Gartner’a göre, şirketlerin %93’ü büyük bir veri kaybı yaşadığında 5 yıl içinde işlerini kapatmak zorunda kalıyor. Bu yüzden verilerinizin doğru yedeklenmesi çok önemli fakat yedeklemeyi DR’ın bir bütünü gibi görmeniz iş sürekliliğinizi aksatmanıza neden olur. 

Yüzde doksan üç gösteren veri

Hata 2: Yedeklemeleri Test Etmemek 

Verilerinizin doğru yedeklendiğini ancak test ederek anlayabilirsiniz. Kesinti sonrası geri yüklemelerde doğru yedeklediğinizi düşündüğünüz kritik verilerin geri yüklenmemesi, iş sürekliliğinize zarar verir bunun yanı sıra şirketinize gereksiz mali kayıplar yaşatır. Veritas’ın araştırmasına göre, şirketlerin %60’ı yedeklemelerinin hatalı olduğunu bir veri kaybı yaşadıktan sonra fark ediyor. Bu nedenle, yaptığınız yedeklemeleri ve geri yükleme sürecini test etmek gerçek bir saldırı veya kesinti senaryosunu rahatlıkla atlatmanıza yardımcı olacaktır. 

Hata 3: Tek Bir Yedekleme Lokasyonuna Güvenmek 

Yedeklediğiniz verilen sadece bir lokasyonda tutulması şirketlerin yaptığı bir hatadır. Felaket senaryolarında bütün verilerinizi aynı lokasyonda tutmak, gerçekleşecek olay sırasında bütün verilerinizi kaybetmeniz anlamına gelir. Bu durumu yaşamamak için 3-2-1 yedekleme stratejisini uygulayabilirsiniz: 

  • Verilerinizin en az üç (3) kopyası bulunmalı. 
  • İki (2) farklı türde depolama ortamları kullanılmalıdır. 
  • En az bir (1) yedek coğrafi olarak farklı bir lokasyonda tutulmalıdır. 

Hata 4: Yedeklerin Siber Tehditlere Karşı Korunmaması 

Artık siber saldırılar yedekleme dosyalarına karşı da gerçekleşiyor. Veeam’ın 2023 raporuna göre organizasyonların 85%’i son on iki ayda en az bir fidye yazılım aldırısı ile karşılaştı ve fidye yazılım saldırılarının 93%’ten fazlası özellikle yedeklemeleri hedef alıyor. Bu da yedeklemenizi koruma altına almak için yeterli bir sebep. 

  • 3-2-1 kuralını uygulayın. 
  • Çok faktörlü kimlik doğrulama ile yetkisiz erişimi engelleyin. 
  • Düzenli olarak test ederek, güvenlik eksiklerinizi fark edin. 
  • Güvenlik önlemlerinizi güncel tutun. 

Üstte belirttiğimiz uygulamalar ile yedeklemelerinizi siber tehditlere karşı daha etkili koruyabilirsiniz. 

Hata 5: Otomatik Yedekleme Sistemlerinin Güncellenmemesi 

Lima’ya göre eski yedekleme çözümleri yedeklemede sadece 57% geri yüklemede ise sadece %61 başarılı. Bu nedenle yedekleme yazılımı ve çözümünüzü sürekli güncel tutmalısınız, kullandığınız eski çözümün verilerinizi koruyacağına güvenmemelisiniz. Veri kaybının neden olacağı maliyetleri göz önüne aldığımızda güncel ve yeni yedekleme çözümlerine yatırım yapmak uzun vadede büyük maliyetlerin önüne geçebilir. 

Yedekleme Bir Güvence Değil, Sürekli Gelişen Bir Süreçtir

Yedekleme sistemlerinin kurulumu verilerinizi daima güvende tuttuğunuz anlamına gelmez, sisteminizi belli aralıklarla test etmeli, güncellemeleri takip etmeli ve korumalısınız. Düzenli test yapmaz ve gerekli önlemleri almazsanız verilerinizi kritik bir anda geri yüklemek için geç kalmış olabilirsiniz. Beklenmedik kesintilerde veya tehditlerde iş sürekliliğinizi devam ettirebilmeniz için güncel yedekleme çözümleri kullanmak, sürekli yedeklemelerinizi test ederek güvende olduklarından emin olmak gereksiz maliyetleri ve işletmenizin değer kaybını önler. 

Güvenli Yedekleme için Eclit Yedekleme Çözümleri…

Güvenli, düzenli ve doğru yedekleme için Eclit yönetilen yedekleme çözümlerine göz atabilirsiniz!

Afetlere Hazırlıkta Teknolojinin Rolü 

afetlere hazırlanırken teknolojiyi nerede kullanıyoruz? MSP'lerle afetlere hazırlık ve uygulamalar
afetlere hazırlanırken teknolojiyi nerede kullanıyoruz? MSP'lerle afetlere hazırlık ve uygulamalar
İçeriği analiz eden Bing AI Creator ile oluşturulmuştur.

Afetlere Hazırlıkta Bir MSP’niz Olması Neden Önemli? 

MSP (Yönetilen hizmet sağlayıcısı) müşterilerinin altyapı, veri tabanları, network ve güvenliklerini sürekli olarak izleyen ve yöneten hizmet sağlayıcılardır. Artan siber saldırılara, afetlere karşı veri tabanlarınızı ve altyaplarınızı korumanız çok önemli. Maruz kaldığınız siber saldırının etkileri kurumunuzda iş süreçlerinin aksamasına ve mali kayıplara neden olabilir. Bu aynı zamanda kurumunuzun itibarının zedelenmesine sebep olabilir. Güvenilir MSP’niz olması sizi operasyonel yüklerden kurtarırken sürekli izleme avantajı ile kesintisiz bir işleyiş sağlar ve kritik verilerinizi afetlere karşı korur. Kendi IT sistemlerinizi yönetme yükünden kurtulmak istiyorsanız kurumunuz için tecrübeli bir hizmet sağlayıcı seçmenizi öneririz.

Yapay Zeka ve Büyük Veri ile Afet Tahmini ve Risk Analizi 

Yapay zeka destekli tahmin sistemleri ve verilerin analizini kullanan MSP’ler afetleri önceden tahmin ederek risk analizi yapar böylece farklı senaryolara karşı kendini hazırlamakla birlikte oluşabilecek büyük hasarlara karşı öncesinde koruma sağlanmış olur. 

Gelin, birlikte yapay zeka destekli uygulamalara bakalım: 

Deprem Tahmin Sistemleri 

Yapay zeka desteği ile yer altındaki fayların hareketini analiz ederek yorumluyor ve depremleri tahmin etmeye çalışıyor. Son zamanlarda sosyal medyada sık sık gördüğümüz Samsung telefonlardaki deprem uyarı sistemleri bu uygulamaya bir örnek. 

Hava Durumu Modelleri 

Hava durumu modelleri, meteorolojik verileri analiz ederek gerçekleşecek hava durumunu tahmin eden yapay zeka destekli sistemlerdir. Google’ın geliştirdiği, hava olaylarını 10 gün önceden tahmin eden GraphCast modeli de yapay zeka destekli hava durumu modellerinden biridir. 

Sel Tahmin Sistemi 

Google Research’ün yapay zeka kullanarak geliştirdiği sel tahmin sistemi (flood forecasting) verileri kullanarak su seviyesini tahmin eder ve 7 güne kadar doğru tahminler almanıza yarar.

IoT ve Uzaktan İzleme ile Altyapı Güvenliği 

IoT (Internet of Things) fiziksel nesnelerin, bulutla ya da kendi aralarındaki iletişimini kurmasını sağlayan teknolojidir. IoT sayesinde veriler toplanarak MSP tarafından yönetilir ve yedeklenir. Böylece verileriniz bulut üzerinde güvenilir ve erişilebilir bir biçimde saklanmış olur. Ayrıca IoT cihazlarının sürekli olarak performansı izlenir, iç ve dış tehditlere karşı korunma sağlanır ve anlık müdahalelerde bulunulabilir. Bunun yanı sıra IoT üzerinden gelen veriler ile operasyonlarınızda sağlanan otomasyon, iş verimliliğinizi daha yüksek seviyeye çıkarmanızda yardımcı olacaktır. Böylece ekipleriniz katma değeri daha yüksek işlere odaklanabilir. 

İş Sürekliliği ve Felaket Kurtarma (DR) Çözümleri 

MSP’lerin müşterilerine sağladığı en büyük avantajlar felaket kurtarma ve iş sürekliliği olabilir. MSP’ler kullandıkları yedekleme teknolojileri ve sürekli izleme hizmetleri ile kritik verileri korur ve afet durumlarında iş süreçlerinde kesinti olmaması için çalışır. Yönetilen network ve güvenlik hizmetleri ile altyapınızı ve güvenliğinizi 7/24 izleyerek tehditlere anında müdahale edilir.

Network cihazlarının performansı ve güvenliği izlenir, sistemlerinizi firewall ve antivirüs uygulamaları ile zararlı yazılımlara karşı korur. Yönetilen yedekleme hizmeti ile sistemlerinizi veri kaybına karşı korunaklı hâle getirir böylece hem manuel hatalardan hem de afetlerden kaynaklı kayıplara karşı kendinizi güvence altına alabilirsiniz.

Siber Güvenlik ve Afet Dayanıklılığı 

Afetler sırasında durumu fırsata çevirmek isteyen kötü niyetli siber saldırılarda artış gerçekleşebilir. Bu nedenle Afet esnasında da size iş süreçlerinizi koruyacak bir MSP seçmeniz çok önemli. Kriz anında hem verilerinizi korumak hem de doğru erişim izinleri vermek kurumunuzun sürekliliği açısından çok önemli. Rocco Alfonzetti’ye göre kurumlar doğal afetlerden toparlanmaya çalışırken kimlik hırsızlığı, kredi kartı dolandırıcılığı, doküman hırsızlığı, ön görülemeyen ziyaretçiler gibi saldırılara maruz kalabilir. Bu saldırılar kurumların toparlanma süreçlerine aksatmakla birlikte geri dönüşü olmayan zararlara sebebiyet verebilir. Bu nedenle doğru MSP’yi seçerek doğal afetler sırasında ve sonrasında kurumunuzu korumalısınız. 

Afetlere Karşı MSP’lerin (Yönetilen Hizmet Sağlayıcıları) Sunduğu Çözümler 

Bulut Yedekleme 

Verileri bulut (cloud) ortamına yedekleyerek veri kaybını önler ve daha güvenli bir ortamda veri depolama imkanı sağlar. 

Sürekli İzleme 

MSP’ler, sistemlerinizi ve altyapınızı sürekli izleyerek kritik anlarda hızlı kararlar alabilir ve iş sürekliliğini sağlar. Afet anlarında veya sizlerin müdahale edemeyeceği zamanlarda bile MSP’niz sizin için önlemler alır. 

Siber Güvenlik Önlemleri 

MSP’niz yönetilen antivirüs ve firewall ile siber tehditlere karşı etkili koruma sağlar. Ayrıca ağ erişim noktalarınızı yöneterek ağınızın güvenli kalmasına destek olur. 

Acil Müdahale 

7/24 izleme sayesinde kriz anında hızlı aksiyon alarak anlık olarak müdahale gerçekleştirir. Böylece sisteminizde kalıcı hasar kalmaz ve verileriniz en güvenli şekilde korunmaya devam eder. 

Siz de Eclit’in network ve güvenlik çözümleri ile ilgili bilgi almak isterseniz bize ulaşabilirsiniz!

Kaynaklar

Google. (n.d.). Global flood forecasting. Google Research. https://sites.research.google/gr/floodforecast 

Google. (2022, Haziran 16). Google AI global flood forecasting. Google Blog. https://blog.google/technology/ai/google-ai-global-flood-forecasting/ 

Sızma Testi Nedir? Neden Gereklidir?

Sızma testi nedir
sızma testi nedir ve neden gereklidir?
İçeriği analiz eden Bing AI Creator ile oluşturulmuştur.

Sızma Testi Nedir?

Sızma testi (penetrasyon testi) sistemdeki güvenlik açıklarını bulup bu açıklara müdahale edebilmek adına yapılır. Sızma testi sayesinde sistemdeki açıklar tespit edilir ve bu açıklara karşı gerekli önlemler alınır. Firmaların kendi güvenlik açıklarını bulması adına önemli olan sızma testi, olası saldırı senaryosuyla yapılır. Sızma testinin sonuçlarına göre firmalar zayıf noktalarını tespit edebilir ve güvenlik önlemlerini, olası bir tehdite karşı güçlendirebilir.

Sızma Testi Çeşitleri Nelerdir?

Sızma testi hedeflediğiniz sisteme göre farklı türlerde yapılabilir işte bazı çok kullanılan sızma testi türleri:

White Box Testi

Kapsamlı bir test olan whitebox, test yapan ekibin hedef hakkında tüm bilgilere sahip olması ile yapılır. Daha detaylı ve kapsamlı bir tarama yapılır, sistemdeki tüm güvenlik açıkları belirlenmek amaçlanır.

Black Box Testi

Test ekibi hedef hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadan testi gerçekleştirir. Test dışardan saldırgan bakış açısıyla yapıldığı için dış kaynaklı ihlaller ve saldırıların sonuçlarını daha iyi anlamanıza yardımcı olur.

Grey Box Testi

Bu testte ekip kısıtlı bilgiye sahiptir, White Box testindeki gibi bütün bilgiler detaylıca verilmez. Bu test genelde iç tehdit veya sınırlı erişime sahip dış tehditlerin sonuçlarını anlamanız için yapılır.

Bu üç testte sizin güvenlik açıklarınızı tespit etmeniz içindir. Hangi teste ihtiyacının olduğu firmanızın gereksinimleri ile değişkenlik gösterir.

Network (Ağ) Sızma Testi

Kurumların networklerinin güvenliğini değerlendirmek için yapılır, saldırılara karşı ne derece güvende olduğunu gösterir. Ağda bulunan güvenlik açıklarını tespit eder ve açıkları kapatmanızda gerekli önlemleri almanıza yardımcı olur.

Web Uygulama Sızma Testi

Web uygulamalarındaki açıkları tespit etmek için kullanılan sızma testi türüdür.

Sosyal Mühendislik Sızma Testi:

Test ekibi, organizasyondaki bireylerden güvenlik bilgileri, parola ve diğer bilgileri almaya çalışır. İnsan hatalarını kontrol etmek ve çalışanlarınızın kritik verilerinizi hangi derecede koruyabildiğini görmek için önemli bir testtir.

Sızma Testi Neden Yapılır?

Sistemdeki açıkları görmek ve buna uygun müdahelelerde bulunup, olası saldırılara karşı şirketi hazırlamak için sızma testi yapılır. Siber saldırı, afetler, iç ve dış saldırılar gibi nedenlerden şirketinizin işleyişi ve kritik verileri zarar görebilir. Bu olumsuzluklara karşı önlem almanın yolu ise sızma testi yapılması ve güvenlik açıklarının tespiti ile gerçekleşir. Uygulanan sızma testinin sonuçlarıyla güvenlik önlemlerinizi güçlendirebilirsiniz.

Sızma Testi Nasıl Yapılır?

Sızma testi olası bir saldırı senaryosunu gereçkleştirerek yapılır, testi yapan ekip saldırgan bakış açısı ile sisteme sızar ve güvenlik zafiyetlerini bulmayı hedefler. Bulduğu güvenlik açıklarının sisteme sızmak adına nasıl kullanılıcağını belirler, sonrasında hak yükseltme ile sisteme sızan saldırganın erişim arttırma kabiliyetini test eder. Sistemde kalıcı hasar bırakmamak adına testi yapan ekip bıraktığı izleri ve yaptığı değişiklikleri temizler. Bulduğu açıkları ve alınması gereken güvenlik önlemlerini raporlayan ekip, iyileştirmeler sonrasında takip sağlayarak sızma testi sürecini tamamlar.

Bu şekilde fazla kompleks gözükebilen sızma testini sizler için adım adım yazdık:

Planlama ve Hedef Belirleme

Testten beklentiyi ve testin hedefini belirleme.

Keşif

Hedef sistem hakkında bilgi toplanır.

Zafiyet Taraması

Sistemdeki güvenlik açıklarını tespit etme.

Açıkların Kullanılması

Açıklar aracılığıyla sisteme sızma.

Hak Yükseltme

Sızılan sistemde yetkiyi yükseltme, sisteme sızan kişi kendi yetkisini bir admin gibi yükseltmeyi amaçlar.

İzleme ve Temizlik

Testin sistemde hasar bırakmaması için sistem açığını ararken bırakılan izlerin ve değişikliklerin temizlenmesi.

Raporlama

Keşfedilen açıkların raporlanması, sorunlara uygun çözüm önerileri sunulması.

Son Test ve Takip

Sistemde açıkların kapanması için gerekli önlemler alındıktan ve yükseltmeler uygulandıktan sonra yapılan değişikliklerin yeterli olup olmadığının tespit edilmesi.

Hedeflenen sisteme göre değişiklik gösteren adımlar olsa da tüm sızma testlerinin genel şablonu bu şekildedir.

Sızma Testi Yaptırırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Kurmunuzda sızma testi yaptırırken dikkate almanız gerken önemli husular mevcuttur. Sızma testleri saldırganın bakış açısıyla yapıldığı için sisteminizde kalıcı hasar bırakmaması adına güvenilir bir hizmet sağlayıcı ile çalışmanız kritiktir. Çalıştığınız ekip doğru şekilde raporlama yapmalı ve size en uygun çözüm önerilerini sunmalı. Çözüm önerileri uygulandıktan sonra yeterli olup olmadığını gözetmeliler ve yetersiz ise tekrardan farklı çözüm önerileri ve güçlendirmeler uygulanmalı.